TABAKTA SAKLI ZEKA

Beslenmedeki temel amaç, metabolik gereksinimleri yerine getirmek olsa da beslenmenin önemi sanılandan çok daha büyüktür. Yararlı ve ölçülü bir beslenme tarzı, sadece fizyolojik sağlığımızı değil, aynı zamanda zihinsel ve hormonal sağlığımızı da olumlu yönde etkiler. Özellikle zihin ve hormon sağlığı konusu, yaşamımız boyunca özen göstermemiz gereken en mühim konudur. Çünkü sağlıklı bir zihne ve düzenli bir hormon sistemine sahip olamadığımız sürece yaşantımız karmaşık hale gelerek çok daha zorlaşacaktır. Bu nedenle beslenme faktörü, yaşam kalitemizi doğrudan etkileyen en büyük faktör olarak kabul edilir [1].
Vücudumuz, tüketmekte olduğumuz gıdaların içerdiği besin maddelerini çeşitli amaçlarla kullanır. Bu amaçlar arasında zeka gelişimi ve hormon dengesi de vardır. Bünyemizde, hormonların üretimini ve işleyişini kontrol ederek denge halinde kalmasını sağlayan bir sistem mevcuttur. Bu sistem bezlerden oluşur ve endokrin sistem olarak adlandırılır. Endokrin sistem; büyüme, gelişme, üreme, elektrolit bütünlüğü, metabolizma faaliyetleri ve homeostatik denge gibi pek çok vücut fonksiyonunda aktif olarak görev alır. Aldığı görevleri yerine getirmediği takdirde hem fiziksel hem ruhsal olmak üzere çeşitli hastalıklar meydana gelir. Bu hastalıklara örnek olarak diyabet, kan şekeri dengesizliği, kolesterol ve lipid düzensizliği, depresyon, hipotiroidi gibi yaşamımızı önemli ölçüde etkileyen hastalıklar verilebilir.
Endokrin sistemi olumsuz yönde etkileyecek her türlü maddeye de endokrin bozucu madde denir. Bu maddeler, doğal ya da sentetik olabilen eksojen kaynaklı kimyasal maddelerdir. Kozmetik ürünleri, tarım ilaçları, plastik şişeler, oyuncaklar ve deterjanlar endokrin bozucu maddelere örnek olarak verilebilir. Bu zararlı kimyasal ürünlerin kullanımının yanına ek olarak yetersiz ve dengesiz beslenme, sigara kullanımı, alkol tüketimi ve sedanter yaşam gibi etmenler de eklenince endokrin sistemin sağlıksız hale gelmesi kaçınılmaz olmaktadır [2]. Bu durum yalnızca endokrin sistemi bozmakla kalmayıp zihin sağlığını da olumsuz yönde etkilemektedir. Çünkü sağlıklı bir zihin yalnızca sağlıklı bir beyinde mevcuttur. Bu nedenle beyni iyi tanımak ve isteklerine doğru cevaplar vermek gerekmektedir.


Görsel 1: Sağlıklı ve dengeli gıdalarla oluşturulmuş bir tabak örneği.

Beyin, tüm organlar arasında en çok enerjiye ihtiyaç duyan, en hızlı çalışan ve en karmaşık yapıdaki organdır. Bu spesifik yapı, düzgün ve verimli çalışabilmek için kaliteli enerji kaynaklarına ihtiyaç duyar [3]. Enerji depolama yeteneğine de sahip olamadığından dolayı ve dinlenirken bile enerji tükettiği için sürekli olarak enerji takviyesi gereklidir. Bu takviyeler düzenli ve dengeli yapıldığı sürece, sorunsuz çalışabilen bir sistem ortaya çıkar. Sistem üzerinde etkili olan takviyeler, besin maddeleri olarak tanımlanır ve bu besin maddeleri ise karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler ve minerallerdir [4].

Karbonhidratlar: Beynin temel enerji kaynağı olup, kesintisiz bir şekilde enerji sağlayabilen tek maddedir. İşlevsel olabilmesi açısından tüketilen karbonhidratın cinsi de çok önemlidir. Kompleks karbonhidratları içeren tam tahıllar, kuru baklagiller ve taze sebzeler iyi karbonhidrat kaynakları iken; yüksek miktarda tüketilen şeker, nişasta, rafine tahıllar ve tatlılar sağlıksız karbonhidratlar olarak kabul edilmektedir.

Proteinler: Proteinler aminoasitlerden oluşur ve vücudun yapı taşlarıdır. Beyindeki nörotransmitter maddelerin sentezinde önemli role sahip olan aminoasitlerin bazıları eksojendir. Eksojen aminoasitler, vücutta sentezlenemediği için dışarıdan alınması gerekmektedir. Et çeşitleri, yumurta, süt ve süt ürünleri düzenli olarak tüketilerek bu gereksinim sağlanabilir.

Yağlar: Beyin yapısının yaklaşık %60’ı yağlardan oluşmaktadır. Beyin fonksiyonları için de özellikle omega-3 yağ asitleri önemlidir. Kırmızı hücrelerin dayanıklılığını arttırıp, kanın viskozitesini azaltarak beyin dokularına oksijen teminini kolaylaştırdığı bilinmektedir. Ayrıca doymamış yağ asitleri yeterli seviyede tüketildiğinde, kan plazmasındaki kolesterol miktarının da ciddi oranda düştüğü gözlemlenmiştir [5].

Görsel 2: Zeytin ve zeytinyağı görünümü.

Vitaminler: B grubu vitaminler, kompleks bir yapıda olup enerji üretiminden sinir iletimine kadar pek çok işlevde rol alır. D vitamini, beyin gelişimini desteklerken ruhsal hastalıklara karşı da koruyucu bir görev üstlenir. E vitamini, güçlü bir antioksidandır ve beyin hücrelerini oksidatif stresten uzak tutar. C vitamini, nörotransmitter madde sentezi için gerekli olmakla birlikte, hafıza ve öğrenme süreçlerini de destekler. A vitamini ise, hücre farklılaşması için gereklidir ve nörodejeneratif hastalık riskini minimize edebilecek potansiyele sahiptir.

Mineraller: Düzenli magnezyum tüketimi, sakin bir sinir sisteminin oluşmasını sağlar ve duygu durum bozukluklarını minimum seviyede tutar. Çinko minerali, sinaptik iletimde görev almakla beraber bağışıklık sistemini ve nörolojik fonksiyonları da destekler. Demir minerali, beyin için çok önemlidir. Çünkü beyne oksijen taşıyan hemoglobinin yapısında yer alır. Demir eksikliğinde yorgunluk hissi ve bilişsel performansta düşüş görülür. Kalsiyum ve potasyum mineralleri, nöronlar arası sağlıklı bir iletişim için gereklidir. Eksikliklerinde sinirsel iletimde bozulma veya zayıflama görülebilir. İyot minerali dengesi ise, tiroid hormonlarının yapısında yer aldığı için beyin gelişiminde kilit rol oynar. Özellikle gebelikteki eksikliği kretenizm gibi durumlar ortaya çıkarabilmektedir [5,6].


Görsel 3: Yiyeceklerin doğrudan beyni ilgilendirdiğini anlatan bir görsel.

 

KAYNAKÇA

[1] Merdol, T. K. (2021). Psikolojimiz ve beyin sağlığımızda beslenmenin önemi. Beslenme ve Diyet Dergisi, 49(1), 1-4.
[2] ULUSOY, F., ULUSOY, M., & AKCAN, A. (2021). Bulaşıcı olmayan hastalıkların gelişiminde endokrin bozucu maddeler: Geleneksel derleme. Turkiye Klinikleri Journal of Nursing Sciences, 13(3), 725-734.
[3] Özenoğlu, A. (2018). Duygu durumu, besin ve beslenme ilişkisi. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, 9(4), 357-365.
[4] Beyhan, Y., & Taş, V. (2019). Mental sağlık ve beslenme. Zeugma Health Res, 1(1), 31-36.
[5] Demircioğlu, Y., & Yabancı, N. (2003). Beslenmenin bilişsel gelişim ve fonksiyonları ile ilişkisi. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 24(24).
[6] Eseceli, H., Değirmencioğlu, A., Kahraman, R., Üniv, B., Bandırma, M. Y. O., & Bandırma, E. E. P. (2006). Omega yağ asitlerinin insan sağlığı yönünden önemi. Türkiye, 9, 403-406.

 

GÖRSEL KAYNAKLAR

Görsel 1: https://im.haberturk.com/2024/05/04/3683325_0236d4e4af3459b62ad76803c4d4da6b_640x640.jpg (Alınma Tarihi: 30.04.2025 Saat: 08.35)
Görsel 2: https://www.minoliva.com.tr/wp-content/uploads/2021/01/minoliva-blog-zeytinyaginin-saklanmasi.jpg (Alınma Tarihi: 18.05.2025 Saat: 23.11)
Görsel 3: https://bolgewp.s3.eu-central-1.amazonaws.com/bolgegazetesi/2023/05/beyin-sagligi.jpg (Alınma Tarihi: 30.04.2025 Saat: 08.44)

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir