Her gününüzün yeni bir gün olduğunu, yaşadığınız anların hiçbirini hatırlamadığınızı, her anınızı sanki hiç yaşamamışsınız gibi tekrarladığınızı hayal edin. İşte Henry Gustav Molaison (H.M.) vakası; geçirdiği bir ameliyat sonrasında her gününü bir rüyadan uyanır gibi yaşayan, bellek süreçlerindeki mekanizmaların işleyişine dair çalışmalardakarşımıza çıkan ilginç bir vakadır. Bu vaka ve yapılan çalışmalar, hipokampüs isimli beyin bölgesinin işlevini ve bu beyin bölgesinin yönettiği örtük bellek sistemlerini anlamamız adına kritik önem taşımaktadır. H.M. vakasını incelemeden önce, örtük bellek sistemine bir göz atalım:
Örtük Bellek Nedir?
Örtük bellek, geçmiş yaşam olaylarının bilinçsiz ya da farkında olmadan hatırlanmasından sorumlu olan hipotetik bellek türüdür [1]. Bu sistem sayesinde bilgi; bilinçsiz, otomatik ve kişi farkında olmadan hatırlanır. Örtük belleğin varlığının, ilk kez amnezik hastalar sayesinde anlaşıldığı görülmüştür. Modern nörobilimde en iyi tanınan amnezi vakalardan biri olan H.M., hafıza sistemlerini anlamamız açısından büyük öneme sahiptir.
Henry Gustav Molaison
H.M., modern nörobilimde en yankı uyandıran vakalardan biri olmuştur. 7 yaşında bir bisiklet kazası geçiren H.M., kafa travmasına uğramış ve bunun sonucunda, kaza sonrası gittikçe artan epileptik nöbetler geçirmeye başlamıştır. Bu epilepsinöbetleri, belli aralıklarla bazı nöronların toplu halde uyarılmasıyla gerçekleşen nöbetler olarak karşımıza çıkmaktadır. Nöbetlerin kontrol altına alınması amacıyla ilaç tedavisine başlanmıştır. H.M.’nin nöbetleri başlangıçtatedaviye olumlu yanıt verse de zamanla ilaca direnç göstermeye başlamıştır. Bu sebeple 1953 yılında, 27 yaşındakiH.M.’nin nöbetlere neden olduğu düşünülen beyin bölgelerinin ameliyatla çıkarılmasına, ailesinin onayıyla karar verilmiştir. Ameliyat sırasında, epileptik nöbetlerden sorumlu olan iki beyin bölgesindeki medial temporal loblar, hipokampüs, parahipokampal korteks ve amigdalanın bir kısmı çıkarılmıştır [2,3].
Görsel 1: Bellekten sorumlu hipokampüs bölgesi.
Ameliyat sonucunda H.M.’nin nöbetleri daha kontrol edilebilir hale gelmiştir. Fakat bellek performansıyla ilgili bazı tuhafdurumlar gözlenmiştir. H.M. ameliyatın ardından yeni olgusal bilgiler edinmekte güçlük çekmiş, yeni anılar oluşturamamıştır. Tüm bunlar, H.M.’nin bildirimsel belleğinin bozulduğunu göstermiştir. H.M., ameliyat sonrasında, günlük olayları yaşadığı anda unutmaya başlamış; kendi yaşını hatırlamakta zorlanan biri olmuş, henüz tanıştığı kişilerin ismini ise hatırlayamamıştır. Yeni tanıştığı insanları saniyeler içinde unutan H.M., onlarla sanki ilk kez görürmüş gibi tekrar tanışmaktadır. Bunun sebebi, kısa süreli bellekteki bilgilerin uzun süreli belleğe aktarılamamasıdır. H.M. ameliyattan önceki tüm anılarını hatırlayabilirken, ameliyattan sonraki anılarını ve öğrendiği bilgileri saniyeler içinde, sanki hiç yaşanmamış gibi unutmaktadır. Çünkü H.M., bellekten sorumlu beyin bölgesine artık sahip değildir. H.M.’nin bu durumu literatürde ileriye dönük hafıza kaybı olarak geçmektedir [4].
Henry Gustav Molaison’un bu ilginç durumu sebebiyle,kendisine bir dizi test uygulanmış ve bu testlerdeki görevleri yerine getirirken nasıl bir süreç izlediği incelenmiştir. Bildirimsel belleğin değerlendirildiği testlerin görevlerindenbirinde Henry’nin, etrafına iki çizgi çekilmiş bir yıldız şeklini, kalan çizgileri takip ederek tamamlaması beklenmektedir. Fakat Henry’nin bunu yaparken doğrudan kâğıda ve şekle değil, kağıdın aynadaki yansımasını izlemesi istenmektedir. Bu test sağlıklı insanlarda denendiğinde, başta zorlanmalar olsa da hata oranı zamanla azalmıştır. Henry’de de tıpkı sağlıklı bireylerde olduğu gibi zamanla hata oranı azalmış, farkında olmadan bu teste dair motor becerileri gelişmiştir. Fakat Henry’yi bu testi uygulayan sağlıklı insanlardan ayıran bir faktör vardır: Henry bu testi uygulamak için her geldiğinde test ona yeniden, sanki bunu ilk kez uyguluyormuş gibi anlatılmaktadır. Çünkü Henry, bu işlevi yerine getirecek bir beyin bölgesine sahip olmadığından, teste dair bir anı oluşturamamaktadır. Bu testte H.M., tıpkı sağlıklı bireylerde olduğu gibi motor becerilerine dayalı bir başarı kazanmış olsa da sağlıklı bireylerin geliştirdiği örtük bellek mekanizmalarından yoksundur [2].
H.M. ile yapılan çalışmalar sonucundaki bulgular, hafızanın ayrı bir beyin işlevi olduğunu, diğer bilişsel görevlerden ayrıldığını ve beynin medial temporal bölgelerinin hafıza için önemini göstermektedir [3].
Henry Gustav Molaison vakası, sinirbilimin en tanınan vakalarından biri olarak tarihe geçmiştir. Onun sayesinde yapılan bir dizi çalışma, hafızanın ve belli beyin bölgelerinin görevlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır. 27 yaşındaki hayatı, kendisi için dönüm noktası olan H.M. 2 Aralık 2008 tarihinde, 82 yaşındayken hayata gözlerini yummuş ve geride sinirbilim dünyasını aydınlatan bilgiler için öncü olmuştur [3].
İnsanlar olarak bazı anları unutmayı, hafızamızdan tamamen silmeyi dileriz; bu, bazılarımız için bir kurtuluş gibi görünebilir. Fakat buz dağının ardında H.M. gibi insanlar için unutmak, kurtuluştan çok bir cehennemdir.
Kaynakça
[1]: Akdemir, A., Cangöz, B., Örsel, S., & Selekler, K. (2007). Hafif kognitif bozukluğu olan hastalarla Alzheimer tipi demans hastalarının örtük bellek performansı açısından karşılaştırılması. Türk Psikiyatri Dergisi, 18(2), 118-128.
[2]: Erdoğan, S. (2010). İleriye dönük bellek bozukluğu. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 2(2), 174-189.
[3]: Squire, L. R. (2009). The legacy of patient HM forneuroscience. Neuron, 61(1), 6-9.
[4]: Konaç, A., & Ünal, Ç. T. (2022). Çoklu Bellek Sistemleri Bakış Açısı ile Nörogelişimsel Bozuklukların, Stres ve Ergenlik Dönemi ile İlişkili Psikopatolojilerin İncelenmesi: Bir Derleme Çalışması. AYNA Klinik Psikoloji Dergisi, 9(1), 34-55.
Görsel Kaynaklar
[1]: https://doktorfizik.com/wp-content/uploads/2019/12/hippokampus-2.png
(Erişim Tarihi: 10.05.2025, Saat: 18.32).
Denetleyen: Raziye Demir


