KARANLIK ÜÇLÜ KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

İnsanlar sağlıklı iletişim kurmak ve iletişimi derinleştirmek için sosyal ilişkiler kurma eğilimi sergilerler. Sosyal iletişimde güçlü olan bireyler, daha sağlıklı ilişkiler kurabilmektedir. İnsanların sosyal ilişkiler kurmasında ve ilişkilerini derinleştirmesindeki en önemli faktör, kişilik özellikleridir. Kişilik özellikleri; bireylerin davranış tarzlarını, tutumlarını, düşüncelerini ve duygularını etkileyen süreçleri barındırmaktadır. Araştırmacılar, tarih boyunca kişilik özelliklerini anlamlandırmak, sosyal ilişkileri incelemek ve davranış kalıplarını yordamak amacıyla çeşitli kişilik modelleri geliştirmiştir. Bunlardan biri de “Karanlık Üçlü” kişilik modeli olarak karşımıza çıkmaktadır [1].

Karanlık Üçlü Nedir?

Karanlık üçlü kişilik özellikleri; subklinik narsisizm, subklinik psikopati ve makyavelizm  olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu kişilik özellikleri, genel olarak olumsuz davranışlara yol açan ve uyumsuzluk bildiren karakter özelliklerdir. Bu kavramlar; manipülasyon, dürtüsellik ve davranışsal saldırganlık ile ilişkili kavramlardır. Kısacası karanlık üçlü, kişiliğin karanlık yönünü ortaya koymaktadır. Olumsuz düşünceler ve olumsuz davranışlar nedeniyle kişilerarası iletişime zarar veren eğilimler, karanlık üçlünün genel çerçevesini oluşturmaktadır. Bu özellikleri incelemek, kişilik yapısını anlamak adına önem arz etmektedir [2].

1. Subklinik Narsisizm: Bu kişilik özelliği; kendine hayranlık, kendini aşırı doğrulama, kendine hak verme, kendini üstün görme ve sosyal ilişkilerde sömürü ve manipülasyon ile açıklanabilmektedir. Narsist bireyler, ilgi görmek istediği kişileri manipüle ederek sömürürler. Benmerkezcidirler ve tüm hayranlığın kendi üzerlerinde toplanmasını isterler. Diğer insanların duygularını önemsemezler, empatiden yoksun kişilerdir. Beklentileri yerine getirilmediğinde, karşısındaki insanlara düşmanca duygular ortaya çıkarırlar. Kendilerine duydukları hayranlık ise gerçek dışıdır. Narsisizmin “büyüklenmeci narsisizm” ve “kırılgan narsisizm” olarak iki türünden bahsetmek mümkündür. Büyüklenmeci narsisizme sahip kişiler yüksek özgüvenli ve kendini aşırı abartan bireylerken kırılgan narsistler savunmacı, kaçınmacı ve sosyal ilişkilerinde aşırı duyarlı kişiler olarak karşımıza çıkmaktadır. Narsisizm DSM-V’te her ne kadar ruhsal bir bozukluk olarak ele alınsa da sağlıklı bireylerde de narsistik özelliklerin var olabileceğini unutmamak gereklidir [3].
2. Subklinik Psikopati: Psikopati özelliği gösteren bireyler; sapkın davranış, empati yoksunluğu, kendini kontrol becerisi eksikliği, manipülasyon eğilimi, sahtekâr tutumlar, baskınlık eğilimi gibi özelliklere sahiptir. Bu bireyler, çevresindeki kişileri kendi çıkarları için kullanırlar ve bundan pişmanlık duymazlar. Psikopati durumu olan kişiler romantik ilişkilerinde kaygılı ve kaçınmacı olabilmektedir. Güvenilmez, kendi sorumluluklarını ve diğer insanları önemsemeyen, ilişkilerine bağlılık düzeyi düşük olan, insanları ve partnerlerini sevme kapasitesi en düşük olan kişilik özelliğidir. Psikopati kişilik özelliği karanlık üçlünün en karanlığı olarak bilinir [4].
3. Makyavelizm: Makyavelizme sahip bireyler, çıkarları uğruna çevresindekileri yönlendirir ve en önemlisi gerekleri çarpıtma özelliğine sahiptirler. Bu kişiler hedefleri uğruna tüm yolları kendilerine meşru görürler. Başkalarına karşı duygusal sınırları olan bu bireyler, başkalarının psikolojik durumlarına duyarsız davranırlar. Diğer iki kişilik özelliğinde olduğu gibi makyelizme sahip kişilerde de empati yoksunluğundan ve manipüle etme özelliğinden söz edilebilir. Güç kazanmak bu kişiler için en önemli şeydir ve her türlü etik dışı duruma başvurabilirler. Bu tür bozucu özellikler, makyavelizme sahip bireylerin de sosyal ilişkilerden izole olmasına neden olur [5].

Sonuç

Karanlık üçlü, bireylerin işlevsiz ve bozucu özelliklerini kapsayan bir kavramdır. Üç özelliğin de ortak noktası, manipüle etmeye yönelik eğilim ve empati yoksunluğu olarak görülmektedir. Sağlıklı ilişkiler kurmak adına bu kişisel özellikleri barındıran bireyler çeşitli eğitim programlarına katılabilmekte ve çeşitli beceriler kazanabilmektedirler. Unutulmamalıdır ki kişiliğin karanlık boyutunu yansıtan karanlık üçlü, doğru bağlamda kullanıldığında avantaja dönüşebilir.

Karanlık bir yanımız olduğunu kabul etmediğimiz sürece, onu başkalarının üzerine yansıtmaya devam ederiz. -Carl Jung.

Kaynakça

[1]: Alemdar, U., Özcan, H., & Özyurt, H. S. (2023). Hangi Kişilik Özelliği Değişime Daha Hazır?. Sportive6(1), 51-61.

[2]: Talak, K. (2022). Karanlık Üçlü Kişilik Özellikleri ve Tükenmişlik İlişkisinde Motivasyonun Etkisi. İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi11(3), 1862-1889.

[3]: Şenyuva, G., & Yavuz, M. F. (2024). Karanlık Üçlü Kişilik Örüntüleri ve Psikolojik Manipülasyon Arasındaki İlişkinin Değerlendirmesi-İstanbul Örneklemi. Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi6(3), 223-231.

[4]: Bakır, R. U. (2022). Karanlık Üçlü Kişilik Özelliklerinin Aldatmaya Dair Tutumla İlişkisinde Sosyal Medya Kullanımının Rolü. (Yüksek Lisans Tezi, Mersin Üniversitesi).

[5]: Yerlikaya, H. N. (2025). Öğretmenlerin karanlık üçlü özellikleriyle program okuryazarlıkları ve programa bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi. (Yüksek Lisans Tezi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü).

Denetmen: Elif DÖNMEZ

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir