SAHTEKAR SENDROMU

Clance ve Imes, sahtekar fenomenini belirgin bir şekilde başarılı olmalarına rağmen başarılarını içselleştiremeyen, bu sebeple etraflarındaki kişileri zeki olduklarına ikna ettiklerini düşünen ve bu düşüncelerinin başkaları tarafından fark edilip ortaya çıkartılmasından korkmaları olarak tanımlamıştır [1].

İlk tanımı yaparken; incelemelerini, yüksek statüye sahip kadınlarla yapmaları sebebiyle, sendromu kadınlarda görülen bir durum olarak nitelendirmişlerdir. Ancak farklı makaleler incelendiğinde, sahtekar sendromu (fraud syndrome), algılanan dolandırıcılık (perceived fraudulance), sahtekarlık imposter deneyimi (impostor experience) gibi farklı isimlerle anılmıştır [2]. Sahtekar fenomeni, bireyin kişisel ve profesyonel hayatını etkileyen geniş bir alana yayılan psikolojik bir olgudur [3].

Cinsiyet Bağlamında İncelenmesi

İncelemelere göre sahtekarlık fenomenini kadınlar erkeklerden daha fazla yaşar. Cinsiyet oranları, incelenen sektöre göre farklılık gösterir. Sektör farklılıklarının sebebi, mesleğin sosyal yargılarda atandığı cinsiyete bağlı olarak gerçekleşebilir [4].

Bu alanda yapılan çalışmaların karşılaştırılmaları sonucunda,cinsiyet dağılımları tutarsızlık göstermiştir. Bu tutarsızlığın sebebi olarak; araştırmanın yapıldığı bölge, sektör, kullanılan ölçek gibi değişkenlerden kaynaklanmaktadır [4].

Sektör açısından bakıldığında, geleneksel olarak başarı ölçütünün maskülenlikle ilişkilendirilmenin olmadığı alanlarda, sahtekarlık sendromunun cinsiyetler arasındaki farkı daha az görülmüştür [4].

Yıllar içerisinde cinsiyet rolleri, mesleklerdeki cinsiyet dağılımları ve benzeri durumlarda değişimler görülmesine rağmen, bu durumun görülmesindeki oranlar görece sabit kalmıştır [4].

Erkekler, kendi performanslarını, kadınların kendi performanslarını gördüğünden daha iyi görme eğilimindedir[5].

Dayandırma teorisi (attribution theory), gelecekteki başarıya yönelik beklentilerin, nedensel açıklamanın istikrarı ile bağlantılı oluşunu açıklar. Teoriye göre, kişinin başarıları stabil karakteristik becerileri ile açıklanırsa, o kişi ve dışarıdan biri bu performansın gelecekte gerçekleşebileceği beklentisine sahip olur. Bu teoriye göre, kadınların yükselmesini engelleyen faktörlerden biri, şey, kendi başarılarını üstlenmedeki yetersizlikleri veya üstlenişleri esnasında başarıyı bağladıkları şeylerin gelecekte de başarılı olacaklarına işaret etmeyen şeyler oluşu olabilir [5].

Erkekler, başarılarını kendi becerisi olarak nitelendirirken, kadınlar, başarılarını dışsal sebeplere (şans, görevin kolaylığı vb.) bağlama eğilimindedir. Bu durum dayandırma teorisine göre incelendiğinde, erkeklerin başarılarına içsel atıf yapışı,başarılarının gelecekte de tutarlı bir şekilde devam edeceğini işaret eder. Kadınların başarılarını, şans veya işin kolaylığı gibi gelecekte olmama ihtimali olan dışsal sebeplere yükleyişi,gelecekte başarılarında tutarsızlık görüleceği düşüncesine sebep olur. Ve bu, kadınların iş hayatında yükselmesinin önündeki engellerden birisidir [5].

Sektör Özelliklerine Göre İncelenmesi

Sahtekarlık sendromuna sahip olan kişiler, kendilerini yetersiz gördükleri için kendilerine ait olmayan işleri de üstlenirler.Bunun sebebi çevrelerindekileri kandırıyor oldukları düşüncesinin sebep olduğu utanç ile ilişkilendirilmiştir [6]. Swaidan, Jabbour Al Maalouf, sendromun düşük iyi oluş ve iş tatmini ile ilişkili olduğunu göstermiştir [3]. Ayrıca,çalışmalarında içe dönüklük ve dışa dönüklük olarak incelediklerinde; dışadönük kişilerin sendromun olumsuz etkilerini daha yoğun yaşadığını gözlemlemişlerdir [3].

Statü olarak incelendiğinde, düşük statülü bireylerin daha çok (niceliksel) bildirdiği gözlemlenirken, yüksek statülü bireylerin daya yoğun (niteliksel) bildirdiği görülmüştür [7].

Pozitif profesyonel destek ve açık iletişim önleyici faktör olarak işlev görür [7].

Sebepler

Aile içerisindeki zeki birisinin oluşu sebebiyle, zekalarının fark edilmeyişi sahtekar sendromunun gelişiminde bir etken olarak gözlemlenmiştir. Bu durumda, ailenin zeki kabul ettiği birey, başarısız olsa bile sürekli zekası hakkında övgü alırkensahtekarlık sendromu geliştiren kişinin başarılı olsa bile takdir görmemesi sendromun oluşumu için öncül bir etken görevi görür. Özellikle, sonraki dönemlerde zeki kabul edilen kişi başarısız olmasına rağmen övüldüyse, kişi övgüyü başarı değil, zeka ile eşleştirir ve bu eşleştirme sonucu zeki olmadığı sonucuna vararak sahtekarlık sendromuna açık hale gelir [1].

Küçükken her şeyi başarabileceğinin söylenmesi, başlangıçta kişiyi olumlu etkilemiş olsa bile zamanla kişi çalışmadan başaramadığını veya denediği her şeyde başlangıçtan beri iyi olamadığını fark eder. Bu durumun sonucunda başarmak yani öncesinde çizilen başarılı olduğu imajını korumak amacıyla çalışmaya başlar. Ancak bu sefer çalışmasını zeki olmayışının işareti olarak görür [1].

Yetiştirme şekillerinin, sahtekarlık sendromu üzerindeki etkisiincelendiğinde; daha geleneksel değerlerle büyütülen kadınların, sonrasında maskülen niteliklere sahip işler yapmasının sahtekarlık sendromu ile pozitif korelasyona sahip olduğu gözlemlenmiştir [8].

Sürdürücüler

Çalışkanlık, zeki olmadığının keşfedilmesini önlemek amacıyla, başarının çalışma ile kazanılması sonucunda kişi başarısını zekasına değil, çalışmasına atfederek sendromun devamlılığına sebep olur [1]. Ayrıca kişinin başkalarının onun işine yönelik düşüncelerinde abarttığına inanırlar [9].

Sahtelik Duygusu; kişinin kendini saklayarak, karşısındakinin zeki olarak nitelendireceği şeyleri yapmasıyla, zeki olduğunu düşündürtmüş ve kendini belirtmesi durumunda zeki olmadığının anlaşılacağından korkması, bunun sonucunda beklenileni yapmasını ve gerçek kendisini ortaya çıkartmamasını engellemiştir [1].

Çekicilik ve anlayışlılık, sürdürücü faktör olarak incelendiğinde, kişinin kendine yönelik görüşünün hem zeki olduğuna hem de zeki olmadığına yönelik olduğu görülmüştür. Bu durum kişide dışarıdan zeki olduğunu duyma ihtiyacı oluşturur, bu sebeple kişi zeki olduğuna ikna etmeyi amaçlayacağı bir mentor arayışına girer. Bu faktörün sürdürücülüğü, kişinin mentoru ona zeki olduğunu söylediğinde, inanmayışıdır. Zeki olduğuna ikna ettiği düşüncesiyle mentorunun zekasına olan güvenini kaybeder veyeni bir mentor aramaya başlar [1].

KAYNAKÇA

1. Clance, P. R., & Imes, S. A. (1978). The imposter phenomenon in high achieving women: Dynamics and therapeutic intervention. Psychotherapy: Theory, research & practice, 15(3),241-247.
2. Bravata, D. M., Watts, S. A., Keefer, A. L., Madhusudhan, D. K., Taylor, K. T., Clark, D. M., … & Hagg, H. K. (2020). Prevalence, predictors, and treatment of impostor syndrome: a systematic review. Journal of general internal medicine, 35, 1252-1275.
3. Swaidan, E., & Jabbour Al Maalouf, N. (2025). Impostor Phenomenon Unveiled: Exploring Its Impact on Well-Being, Performance, and Satisfaction Among Employees. Administrative Sciences, 15(2), 67.
4. Price, P. C., Holcomb, B., & Payne, M. B. (2024). Gender differences in impostor phenomenon: A meta-analytic review. Current Research in Behavioral Sciences, 100155.
5. Deaux, K. (1979). Self-evaluations of male and female managers. Sex Roles, 5, 571-580.
6. Hudson, S., & González-Gómez, H. V. (2021). Can impostors thrive at work? The impostor phenomenon’s role in work and career outcomes. Journal of Vocational Behavior, 128, 103601.
7. Gullifor, D. P., Gardner, W. L., Karam, E. P., Noghani, F., & Cogliser, C. C. (2024). The impostor phenomenon at work: A systematic evidence‐based review, conceptual development,and agenda for future research. Journal of Organizational Behavior, 45(2), 234-251.
8. Hirschfeld, M. M. (1982). The impostor phenomenon in successful career women. Fordham University.
9. Tewfik, B. A. (2022). The impostor phenomenon revisited: Examining the relationship between workplace impostor thoughts and interpersonal effectiveness at work. Academy of Management Journal, 65(3), 988-1018.
Denetmen: Esma Zehra SAĞLAM

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir